VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz,”Gözümde canlanıverdi o güzelim mazi!”

Hafızalardan kolay kolay silinmeyecek güzel anılarla süslü, başarılarla dolu geçmişti 90’lı yıllar Bursa’nın erkek voleybolu adına…

Oyak-Renault ile Makospor arasındaki derbilerle zirveye doğru yükselişe geçen Bursa erkek voleyboluna; Celal Sönmez‘in ‘Benim de çorbada tuzum bulunsun’ müdahalesiyle(!) bir anda ve İstanbul dışında başka bir yerde görülmemiş bir şekilde ve 3 kulüple birden alayına başkaldıran kafa tutuşlarını inanın unutabilmiş değilim, kaçan şampiyonlukların yaşattığı hüzün ise ruhumun derinliklerinde olduğu gibi duruyor.

Düşünebiliyor musunuz Türkiye Erkekler Voleybol Ligi’nin play-off’a yükselen dört takımından üçü Bursa’dandı, yanlarında da Eczacıbaşı.

Yılı da yanılmıyorsam 1988 olmalı.

Naci Bayamlıoğlu Federasyonu da ‘Bu play-off’u da olsa olsa Bursa kaldırır’ deyip, adres olarak bizi gösterince; bayram etmiştik resmen.

Dolup dolup taşan Atatürk Spor Sarayı‘nda erkeklerin şampiyonu o sezonda aynı kalacaktı…

Eczacıbaşı 1, Sönmez Filamentspor 2, Oyak Renault 3, Makospor 4.

Faruklu, Zekili, Cyzgalı, Aykutlu, Kenanlı, Tamerli Sönmez Filament taraftar desteğini arkasına aldığı tarihi final maçında Eczacıbaşı gemisini sallasa da batırıp tahtına kurulmayı başaramadı…

xxx

Bıkkınlık mı bir türlü gelmeyen başarısızlık mı yoksa iyice baş göstermeye başlayan ekonomik kriz ortamında bu spora daha fazla para aktarmak istemeyen patron takımının tercihi miydi bilemem de gerçek olan şey birer birer kapanarak, voleybolun gündeminden düşmeleri oldu üçünün de!

En son kepenk kapatanla, en çok üzeni ise kuşkusuz Sönmez Filament’ti Bursalılar için.

Patron Celal Sönmez 3 sezon arka arkaya ve son haftalarda şampiyonlukları Eczacıbaşı ile Galatasaray’a kaptırdıktan sonra ‘Hep cepten, hep cepten, başka bir yerden tek kuruş para gelmiyor’ mazeretiyle veda mektubu yazarak, köşesine çekildiğinde, Bursalı voleybolseverlere üç kulübün filede bıraktığı hoş sedalarla avunmak kalacaktı.

xxx

Sonra bir daha da ayağa kalkamadı erkekler voleybolunda Bursa…

Daha doğrusu insanı şöyle heyecanlandıracak birileri gelmedi gerilerden…

TOFAŞ’la, Emniyetspor’un mevcudiyetleri ise buza yazılıp, eriyince kaybolan yazılara benzedi, bir şey anlayamadık da zaten!

Bir iki kez çıkıp, tekrar düşen TOFAŞ mütevazı bütçesiyle hâlâ Erkekler Voleybol 1. Ligi’nde mücadelesine devam etse de Emniyetspor bırakıp gittikten sonra ‘bir daha döneyim’ demeyi hiç ama hiç aklına getiremedi.

                                                                     xxx

Bursa erkek voleybolu bu sezon öncesine kadar filenin en elit organizasyonu kabul edilen Efeler Ligi’nde İnegöl Belediyespor’la temsil edildi.

Onlar ilçeli sporseverlere bu sporun heyecanıyla tanıştırmayı başarsalar da ekonomik koşullar büyük düşünmelerine izin vermeyecekti.

Nihayetinde uzun sayılacak yıllarını merkezde en üst ligde mücadele edecek erkek takımına muhtaç bir şekilde geride bırakan Bursa voleybolu, Büyükşehir yönetiminin bayanları feda etmesiyle bu arzusunu gidermiş oldu.

An itibarıyla İnegöl Belediyespor’la, Bursa BŞB Belediyesi’nin Efeler Ligi’nde mücadele ediyor olmalarını, bir spor kenti olan Bursa’nın karizmasına çok yakıştığını söylemeden edemeyeceğim.

xxx

Salı akşamı Nilüfer’deki Cengiz Göllü Salonu‘nda ikinci yarının ikinci maçı için fileye yükselen iki Bursa takımını izlemek üzere yerime oturduğumda, yukarıdaki satırlara sığdırmaya çalıştığım anılarım bir film şeridi gibi geçip gitti gözlerimin önünden.

Mevzuya girmeden küçük bir saptama yapmak şart.

İkisinin de belediye orijinli olmasının eleştirilecek bir tarafı yok.

Amaç erkekler voleyboluna hizmet ederken, bu sporu genç kuşağa sevdirerek katılımcı olmalarına katkı sağlamak öncelikli tercih olduğuna göre, İnegöl de bizim Bursa’nın Büyükşehir’i de…

Şimdilik iki belediyeyle bu büyük yarışın içindeyiz. Belki ileride bu tabloya özenerek konuya müdahil olabilecek özel sektörden de birileri çıkacaktır; bekleyip görelim…

xxx

Bursa BŞB, İnegöllü refikini 3-1’le geçerken üçüncü set itibarıyla oyuna ağırlığını koyan oyuncularının ivmelenen performanslarıyla sonuca gitti.

İkinci yarının açılış haftasında belki de sezonun en büyük sürprizini gerçekleştirerek şampiyonluk adayı Galatasaray HD Sigorta‘yı net bir şekilde yenmeyi başaran İnegöl Belediye (3-0) iyi başladığı maçın ilk setinde rakibine karşı iyi direndi.

Tam 4 kez set sayısı atıp, bir türlü sonunu getiremeyen İnegöl Belediye yine de pes etmeyip sonuna kadar direnmesinin mükâfatını; bu süreçte servis karşılamada büyük sıkıntı yaşayan rakibi karşısında elde etiği 31-29′lük üstünlükle taçlandırmış oldu.

İkinci set yine alınan karşılıklı sayılarla ve ara fazla açılmadan iki takım arasında gidip gelmeye başladı. 22-22’ye kadar kafa kafaya giden setin son hamlesini hücum yetenekleri sınırlı oyuncularının fiziki avantajından yararlanma adına blok yükselterek yapan Fazıl Demirci aldığı riskle seti takımına 25-23 kazandırarak skoru eşitlemeyi başardı.

İnegöl Belediyesi 24-23 önde olduğu bir sırada ve kullandığı serviste skoru bulup 2-0 öne geçebilse muhtemelen maçın akışı değişebilirdi. Büyükşehir tecrübesiyle önce skoru eşitleyip, ardından seti 25-23 kazanınca maçın momentumu da el değiştirmiş oldu.

3. set itibarıyla 2-0 öne geçmeyi kaçırdığı kritik servislerle adeta rakibine elleriyle hediye eden İnegöl Belediyespor’un oyundan düşmeye başladığını gördük.

İyi servis atıp rakibinin manşetini bozan Bursa BŞB, hücumda da iki köşeden pasör Hüseyin’in organizesinde etkili hücumlar yaparak gardı düşen İnegöl‘ü hamle yapamaz duruma getirdi (25-16)

Dördüncü set yine Büyükşehir’in üstünlüğünde geçerken, İnegöl’ün oyuna ortak olma çabaları; hücumda yaşadığı konsantrasyon eksikliği nedeniyle yetersiz kalacaktı.

Seti 25-20, maçı da 3-1 kazanan Bursa BŞB, bu sonuçla çıkışını sürdürmüş oldu.

Maçla ilgili küçük ayrıntılar vermek gerekirse; Bursa BŞB’de Kübalı pasör çaprazı Marshall’ın gelmesi, ilk yarının en etkili köşe hücumcularından Ediz Fırıncıoğlu’nu bayağı olumsuz etkilemiş.

Dakikaları azaldığı gibi, oyuna girince sergilediği performansı da eski düzeyinin bayağı altında. Hücumun diğer kreatif smaçörü İranlı Morteza oyun içinde zaman zaman inişler çıkışlar yaşasa da istediği paslarla buluşunca durdurulması zor bir oyuncu. BŞB’nin en büyük karakteristiği; takım halinde ve kolektif düzen içinde oynama becerisini üst seviyelere çıkarmış olması…

İnegöl Belediyesi ‘düştü’ gözüyle katıldığı liginde, Koç Aykut Lale’nin sihirli dokunuşlarıyla keyif veren bir takım grafiği çiziyor. Pasör Vefa Yılmaz ilerlemiş yaşına karşın kalitesini konuştururken; takıma yeni katılan İsveçli smaçör Gustavsson, kadronun diğer yabancısı Osmany ile birlikte hücumu domine etmede öne çıkan isimler.

Özetlersek aksayan file üstü savunmasıyla, manşet karşılamadaki zaafları bir kenara bırakılırsa; İnegöl Belediyespor takım halindeki performansıyla tehlike bölgesindeki rakiplerinin hepsinden daha iyi bir konumda ve bu yılı da kazasız belasız atlatacak gibi duruyor.

Engin Aksöz/Bursa

You must be logged in to post a comment Login