VoleybolunAdresi.com

Atila İnce, ” Antrenöre Fırlatılan Terlik “

Atila İnce, “Antrenöre Fırlatılan Terlik”

Kardeş web sitemiz Voleybolaktuel yazarlarından sayın, Atila İnce’ nin “Antrenöre Fırlatılan Terlik” yazısını sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyarım.

Merhaba sevgili takipçilerimiz,

İzmir’de genç kızlar voleybol müsabakasında bir oyuncu annesinin karşı takım antrenörüne tepki göstererek ayağındaki terliği fırlatıyor. Bu olay voleybol camiasının gündemine oturdu. Ulusal basında yer aldı ve sosyal medyada çok konuşulur oldu.

Olay, İzmir Alsancak Atatürk Voelybol Salonu’nda 8 Ocak 2019 günü oynanan Voleybol Genç Kızlar Süper Ligi, Karşıyaka – Rota Koleji maçında yaşandı.

Maçı, sosyal medyadan canlı izledim. Kamera görüntüsünün dışından bir kargaşa ve karışıklığın olduğu anlaşılıyordu. Daha sonra sosyal medyada yer alan görüntüde, bir oyuncu annesinin karşı takım antrenörünün tutum ve davranışlarına tepki göstererek ayağındaki terliği antrenöre fırlatıyor.

Bu olay sosyal medyada çok tartışılmakta. Bazı kesimler, bu davranışın şiddet içerdiği ve ceza verilmesi gerektiğini savunmakta. Yine aynı kesim, annenin voleybol oyuncusu kızına, kulübü tarafından ceza verilmesini de istemekteler. Sporda şiddeti, ceza uygulamalarıyla önlenebileceğini savunmaktalar.

Bazı kesimlerde, annenin tepkisini, makul karşılamayabiliriz, ancak genç voleybolcu kızın cezalandırılmaması gerektiğini savunmaktalar.

Sporda şiddetin her türlüsüne karşıyım. Sporda şiddetin önlenmesine yönelik makul ve meşru uygulamalara gidilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum. Sporun barış ve dostluğu geliştirmek için önemli bir araç olduğunu vurgulamak isterim. Spor, toplumsal kaynaşmayı ve işbirliğini geliştirmektedir.

Voleybol izleyicisi, naif ve saygın kişilik özelliklere sahiptir. İnsanlar, voleybol maçına eğlenmek ve dinlenmek için geliyorlar. Voleybol maçlarının tribünlerinde taşkınlık ve orantısız, hal ve hareketlere rastlayamazsınız.

Voleybol sporu oyuncusuyla, antrenörüyle, hakemiyle, seyircisiyle, top toplayan ve yer silen çocuklarla birlikte bir bütündür. Bu bütünün anlamlı ve yaşama değer katabilmesi için, bütünü oluşturan unsurların birbirleriyle anlamlı, birbirini etkileyen ve geliştiren özelliklere sahip olması gerekir.

Antrenöre terliği fırlatan hanımefendi ve kızı, naif ve saygın bir voleybol camiasının bir üyesidir. Terliği fırlatmasını asla meşru ve makul kabul etmiyorum. Ancak, sosyal medyada yazılıp çizildiği gibi hanımefendinin davranışıyla orantılı olmayan bir cezai yaptırımın uygulanması, sporda barış ve dostluk için yola çıktığımız amacımıza zarar verir. Annelik duygusu, dünyanın en zor ve zahmetli ağır bir sorumluluğudur. Kıymayın annelere, sahadaki evladını dokuz ay karnında taşıdı, yemedi içmedi 18 yıl emek verdi büyüttü. Davranışı, doğru ya da yanlış olabilir. 18 yıllık emeğini, bir anlık öfkesinden dolayı, kızının maçının oynandığı salona alınmama cezasıyla heba etmeyin. Voleybol oyun kuralları gereği oyunun hakemi hanımefendiyi, müsabakanın ehemniyeti ve seyri için salon dışına alarak, yaptığı davranışının makul ve kabul edilebilir ölçülerde olmadığını ortaya koymuştur.

Terliği fırlatan annenin voleybolcu kızına gelince. İnsan kolay yetişmiyor, hiçbir insan, dahli bile olmayan, kendi dışında yaşanılan olay ve olgulardan dolayı cezalandırılamaz. Oyuncuya kulübü tarafından ceza verilmesi asla kabul edilebilir ve tartışılması bile makul gelmeyen bir düşüncedir. Bu oyuncu daha sonra karşı takım antrenörüne, ‘annemle aramızda konuyu hallettik, orta yolu bulduk, artık bu tür durumlarla karşılaşmayacağız’ diyor. Genç oyuncumuzun yaşının üstünde olgunluğu ve yüklendiği sorumluluğu konuşmamız gerekir. İşte o terlik fırlatan annenin kızı, bu kız.

Ceza, bir eğitim aracı değildir. Ceza ile ne anneyi geliştirebilirsiniz, ne de genç voleybolcuyu. Amacımız, toplumu, sporu, voleybolu, oyuncuyu, seyirciyi geliştirmek ve eğitmekse bunu ceza ile yapamazsınız.

Ceza, şu uygulamalar için gerekli olabilir;

Ceza, istenmeyen bir davranışın yapılma sıklığını azaltır veya yok eder. Bir toplumda, çoğunluğun kabul edebileceği standart kuralların oluşmasını sağlar. İnsanlar arasında hakkaniyeti ve eşitliği gözetir.

İnsanın, her istenmeyen davranışı ceza ile sonuçlandırılmamalıdır. İnsanın her eylemini suç ve ceza ile eşleştirilmemeli. Bireyin istenmeyen bir davranışının sonucunda gerektirdiği ölçüde ve oranda bir yaptırım uygulaması temel hukuk kuralı ilkesidir.

Toplumsal dinamiklerin yoğun yaşandığı ortamlarda sadece cezayı verecek mevki yada makamı göreve davet etmek sorunu çözmez. Hepimize görev düşüyor. Televizyon ve sosyal medya, seyirciyi eğitecek kısa film ve spot yazılar, salonların duvarlarında centilmenliği öne çıkaracak yazılar, görseller ve anonslar, hakemin itinalı yönetimi, antrenörlerin vakur davranışları, seyircilerin birbirlerine olan makul ve saygınlık içindeki iletişimleri, kulüp yöneticilerinin liderlik davranışları bunların hepsi bir araya getirilince tribünlerde istenmeyen olayları cezaya başvurmadan azaltabilir veya yok edebiliriz.

Terlik fırlatılmasına maruz kalan Rota Kulübü’nün antrenörü, Alper Kemal KAYGUSUZ, sosyal medya hesabından, kamuoyunu aydınlatma amaçlı bir yazı yayımlamıştır. Kısaca yazıda, “Hakemin hatalı karar verdiğini, elindeki tableti göstererek ispatlamaya çalıştığını, başhakemin rallinin tekrar edilmesi kararı verdiğini, bu esnada tam arkasında rakip takım oyuncusunun annesinin kendisine terlik fırlattığını, hiç tepki vermediğini, ortamı yatıştırmak için terlikleri toplayıp hanımefendiye verdiğini, hiçbir oyuncunun annesinden dolayı cezalandırılamayacağını ve daha sonra bu oyuncuyla ilk karşılaştığında kendisine, artık annem maça gelmeyecek diye espiri yaptığını, Karşıyaka kulübü yöneticilerinin maçtan sonra yanına gelerek olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdiğini belirtmiştir”

Voleybol kamuoyunun gündemine oturan bu olayda, annenin antrenöre terlik fırlatmasının dışında; krizden, olumlu davranışlara örnek olacak güzel şeyler çıkardım. Yani, krizi fırsata dönüştürdüm. Bunları şöyle sıralayabilirim;

1. Genç voleybolcunun annesinin gönlünü alması ve antrenöre, olaya maruz kaldığından dolayı üzüntüsünü belirtmesinden gösterdiği olgun davranışını,

2. Karşıyaka kulübü yöneticilerinin oyuncusuna zarar vermeden ve annesine davranışının sorumluluğunu üstlenerek karşı takımdan özür dileme vakarını,

3. Hakemlerin serinkanlı, makul ve kabul edilebilir bir çözüm üreterek kriz yönetme liderliğini,

4. Rota Koleji antrenörü Alper Kemal KAYGUSUZ hocanın bir hanımefendiye gösterdiği saygınlığı, soğukkanlılığı ve yatıştırıcı tavrını,

Olaya maruz kalan Rota Koleji antrenörü Alper Kemal KAYGUSUZ hocayı bu vakur, olgun, centilmen ve bir o kadar da koca yürekli beyefendi davranışıyla kendisini tebrik ediyorum. Olayda gösterdiği soğukkanlı ve vakur davranışı, kamuoyunun vicdanını rahatlatan bir yazı kaleme almasından dolayı, eğer varsa, Türkiye Voleybol Federasyonu’nun yılın centilmenlik ödülü yarışması adaylığına teklif ediyorum.

Atila İnce/Voleybolaktuel

You must be logged in to post a comment Login