VoleybolunAdresi.com

AİR SHARİFİ: ‘İRAN HAVA YOLLARI’ UÇUŞA HAZIR!..

Efeler Ligi’nin yeni takımı Bursa BŞB Voleybol Takımı’nın İranlı smaçörü Morteza Sharifi, göz kamaştıran atletizmiyle daha ilk maçında sporseverlerin ilgi odağı olmayı başardı.

Sınırları zorlayan dikey sıçrama yeteneğiyle rakip bloklara tepeden selam çakan Azeri asıllı smaçör, teknik özellikleriyle de performansını çeşitlendiriyor. Bloklar düşerken, havada süzülmeye devam eden Sharifi, manşetle karşılanması zor smaç servisleriyle de BŞB’nin hücum opsiyonlarında başrol oyuncusu olacak gibi.

İtalya’nın Seria A1 takımlarından Calzedonia Verona’dan Büyükşehir’e gelen Sharifi, bu yıl Bahreyn’de yapılan U21 Dünya Erkekler Voleybol Şampiyonası’nda takımıyla birincilik kürsüsüne çıkarken, kendisi de ‘en iyi altılı’ karmasına seçilmiş. Bursa’yı çok beğenen Sharifi’nin favori yemeği İskender kebabı.

80’li yılların basketbol ilahı Chicago Bulls‘lu Michael Jordan‘ın lakabıydı ‘Air Jordan’…

Air yani ‘hava ya da hava yolları’…

‘Air Jordan’la; ‘Jordan hava yolları’ adeta özdeşleşmişti efsane basketbolcuyla, göklerde gezinmesine öykünürdü herkes…

Resmen ‘havada yürür’ gibi algılanırdı boşluğu adımlaması. ‘Görünmeyen bir iple mi asılı durur acaba?’ diye kendi kendimize sorardık!

Sözün özü; olağanüstü dikey zıplama yeteneğiyle bir kuşağın idolü olarak belleklerimize kazınmıştı.

Bir de havada yön değiştirmeleri vardı ki anlatmaya kelimeler bulamazdık; o günlerde NBA yayını filan yok, arada bir ekranlarda denk gelince şaşkınlıktan ağzımız bir karış açık, ‘Allah Allah bu kadar mı olur?’ diye yorumlar yapardık…

Los Angeles Lakers-Chicago Bulls play-off finali maçlarından birinde turnikesini havada el değiştirerek yaptığı spektaküler smaçla bitirince; basketbol dünyası Michael Jordan‘ın geçmişini sorgulamaya başladı ‘Acaba uzaylı mı?’ diye.

Bugün bile Jordan’la alakalı ‘Uzaylı mı değil mi?’ tartışmaları bitirilmiş değildir.

Bir voleybol röportajı için bilgisayarın başına otursam da konuğum İranlı Morteza Sharifi’yi bir kerecik canlı izlemek; Michael Jordan çağrışımı yaptırdı bana…

Birisi potanın, diğeri filenin ‘Gökler hâkimi Gordon‘u sanki…

Jordan’ı an itibarıyla artık izleme şansımız kalmasa da Büyükşehir Belediyesporlu Morteza Sharifi için Nilüfer’deki Cengiz Göllü’ye uğramak yeterli.

‘Jordan ne kadardı?’ derseniz, Azeri asıllı İranlı smaçör de öyle bir şey…

Sıçramıyor da göklerde kanat takmış uçuyor sanki…

Havada asılı kalarak yaptığı smaçlar öyle kolay tarif edilemez.

Bloklar yere inerken; o hâlâ yukarılarda seferde…

Dikey sıçrama yeteneğiyle kısa sürede voleybol camiasına ismini duyurmayı başaran Bursa BŞB Erkek Voleybol Takımı’nın Azeri asıllı İranlı smaçörü Morteza Sharifi’yi konuk ettim bu haftaki röportajımıza. (Oyuncunun medyamıza gelerek röportaj vermesine aracı olan, Bursa BŞB Voleybol Şubesi Koordinatörü ve kulüp yönetim kurulu üyesi sevgili dostum Murat Mestan‘a ayrıca teşekkür etmeyi bir borç biliyorum).

Önce seni tanıyarak başlayayım mı konuşmaya?

“1999 Urmiye doğumluyum. Urmiye /Urumiye/ Batı Azerbaycan’ın bir eyaletidir. Kökenim Azeri Türk’üdür. Annem ev hanımı, babam ise serbest ticaretle uğraşıyor. Üç kardeşiz. Urmiye Üniversitesi’nin Beden Eğitimi Bölümü’nde okusam da spor için tahsilimi dondurdum.”

Voleybola başlaman nasıl oldu?

“Aslında başlangıçta futbol oynuyordum. Amcamın yönlendirmesiyle voleybola başladım. Bizim yöremizde voleybol açık sahalarda ve toprak zeminde oynanır. Maçta ortaya para konulur, kazanan takım toplanan parayı alır. Voleybolla tanışmam böyle oldu. Ortaokulda öğrenciyken okul takımında yer almaya başladım. Urmiye şampiyon olurken, ben de ‘en iyi oyuncu’ seçilmiştim.”

İlk profesyonel transferin ne zaman gerçekleşti?

“İki yıl önce İtalya’ya. Serie A1 Takımı Calzedonia Verona profesyonelliğe adım attığım ilk kulübüm oldu. Bir yıl kaldığım bu kulüpte İtalyan ligini play-offların sonunda 6. sırada tamamladık. İtalya, Avrupa’da erkek voleybolunun üst düzeyde oynandığı en önemli ülke. Çok iyi takımlar bulunduğu gibi, çok kaliteli yabancı oyuncular da bu ligi tercih ediyorlar. İtalya’da geçirdiğim bir sezon kariyerim adına da son derece yararlı oldu.”

Erkek voleyboluna yatırım yapan birçok ülke ve kulüp varken, Türkiye tercihini yapmanda neler ön plana çıktı?

“Sezon bitiminde İtalya içinden diğer kulüplerin yanı sıra, Polonya, Fransa ve ülkem İran’dan da çok sayıda teklifler aldım. Yaptığım araştırmada Türkiye’nin de iyi bir voleybol ülkesi olduğunu öğrendim. Yakın çevremden Efeler Ligi’ne yeni çıkan Bursa BŞB’nin yeni bir kulüp olmasına karşın, iyi olanaklara sahip olduğu bilgisi geliyordu. Bunları göz önüne alınca karar vermem de zor olmadı. Şimdi Bursa’dayım ve burada oynadığım için de son derece mutluyum.”

İran’da voleybola ilgi ne düzeyde? Ülke olarak önemli uluslararası başarılarınız var. Örneğin bu yaz 2019 Asya Şampiyonu olurken, Dünya Erkekler Kupası’nda da yer aldınız. Biraz bunlardan söz eder misin?

“İran’da diğer ülkelerde olduğu gibi en popüler spor futbol. Ama voleybola da büyük ilgi var. Maçlarımız tamamen dolu salonlarda oynanıyor ve seyircinin ilgisi büyük. İran 2019 yılı Asya Kupası finalinde Avustralya’yı yenerek Asya Şampiyonluğu kupasını kazandı. Dünya Erkekler Kupası’na da grup aşamasında veda ettik.”

Senin de formasını giydiğin U21 İran Milli Takımı yaz aylarında Bahreyn’de yapılan organizasyonda dünya şampiyonu olmuştu. Sen de bu başarının önemli bir parçasıydın. Bu konuda bilgi verir misin?

“Bahreyn’de 18 ülkenin katıldığı bu şampiyonanın finalinde İtalya’yı 3-2 yenerek kupayı havaya kaldırdık. Beni de ‘en iyi altılı’ içine smaçör olarak seçtiler. Şampiyonluğumuz kadar, kazandığım bireysel ödül bu ana kadar kariyerimin en önemli başarıları oldu.”

Göz kamaştıran bir atletizminin var. Dikey olarak çok iyi sıçrayıp, smaç vuruyorsun. Bu doğuştan gelme bir yetenek mi, yoksa özel çalışma sonucunda mı bu seviyelere geldin?

“Bu farkındalığımla ilgili özel çalışma yapmadım. Sıçrama yeteneğim doğuştan, yani genetik. Başka bir ifadeyle Allah’ın bana verdiği bir lütuf diyebilirim. Diğerlerinden daha yukarılara sıçramak; bana hücumda ekstra bir üstünlük sağlıyor.”

Takımınla ilgili neler söylemek istersin? Büyükşehir’deki ortam seni mutlu ediyor mu?

“Erkek şubemiz çok yeni ve henüz yolun başında. Geldiğim gün itibarıyla arkadaşlarım, antrenörlerimle, yönetimim bana çok sıcak bir ilgi gösterdi. Bursa’yla çevreme alışmam için ellerinden geleni yaptılar. Tecrübeli ağabeylerimin önerilerini her zaman dikkate alıyorum. Her şey mükemmel gidiyor. Saha içiyle de dışıyla da çok uyumlu ve iyi bir ekibiz.”

Lige kadar bayağı özel maçla, turnuvalarda yer aldın. Sana göre Bursa BŞB bu yıl ligde nasıl bir derece elde eder?

“İyi bir çizgimiz var ve her gün üstüne koyarak devam ediyoruz. Takım arkadaşlarım işini en iyi şekilde yapmak için idmanlarda aşırı efor sarf ederken, maçlara da çok konsantre olmuş bir şekilde çıkıyoruz. Şimdiden bir derece tahmini yapabilmek zor. Birlikte hareket ederek ve tribün desteğini en iyi şekilde değerlendirerek sezon bitiminde en iyi sonucu almaya çalışacağız.”

Bursa’yı gezme fırsatın oldu mu? Nerelerini dolaştın şehrin bu güne kadar?

“Birkaç kez Mudanya’ya gittim. Araba tutarak Uludağ’a çıktım. Zirvede bulunan göller bölgesi çok hoşuma gitti. Havası doğduğum şehir Urmiye’ye çok benziyor. AVM’leri de beğendim. Gelmeden önce Bursa ile ilgili bilgiler toplamıştım. Umduğumdan daha güzel ve büyük bir şehir.”

Türk yemekleriyle aran nasıl? En çok hangisini beğendin?

“Bu şehre ilk kez gelen herkesin beğendiği gibi İskender kebabı. Ev yemekleriyle, sulu yemeklerini de beğenirim. Yemek noktasında seçici değilim, pek ayrım yapmam.”

Özel zevklerinde hangileri ön plana çıkar. Sinema, tiyatro, müzik, kitap okumak?

“Evde film izlemeyi severim. Türk dizileri çok hoşuma gidiyor. Mesela Hercai ile Mucize Doktor‘u kaçırmamaya çalışıyorum. Müzik evrenseldir, ayrım yapmam. Türkiye’den Mustafa Ceceli, bizden de Rıza Behram en beğendiğim şarkıcılar. İran’da oynarken maçlara kitap okuyup, müzik dinleyerek konsantre olmaya çalışırdım.”

Aileni özlüyor musun?

“Hem de çok. Bir süre önce erkek kardeşim yanıma gelmişti. Yakında da annemle babam burada olacaklar inşallah. Onlarla birlikte moralim de artınca daha iyi oynamaya başlarım.”

Sezon bitince kalacak mısın, yoksa ufukta yeni bir transfer olacak mı?

“Bunları konuşmak için çok erken. Ama ben bulunduğum ortamla takımdan memnunum. Onlar da beni isterlerse devam ederiz, neden olmasın!”

Röportajımıza voleybol şubesi koordinatörü Murat Mestan‘ın yanı sıra, kendisi gibi İranlı olan, altyapı antrenörü ve Gümbet Türkmeni Naser Moghimi ile birlikte geldi Sharifi.

Teşekkür ederek uğurladık hepsini, ayaklarına sağlık… 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir