Avrupa Voleybolunda Türk Ambargosu
Savaş Eskigülek Aydınlık Gazetesi'ndeki Haberiniz Olsun isimli köşesinde Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali ve Avrupa'nın zirvesindeki Türk egemenliğini yazdı.

Merhaba Kıymetli Okurlarımız,
Milli takımlar sezonu öncesi kulüp sezonunun son iki organizasyonundan ilki tamamlandı. İki sezondur İstanbul’da düzenlenen Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final organizasyonunda voleybolseverler adeta iki final izlediler.
Organizasyonun ilk gününde son iki senenin şampiyonu İtalyan Imoco ile temsilcimiz VakıfBank’ın nefesleri kesen beş setlik mücadelesi turnuvanın ilk finaliydi. VakıfBank maçta 2-0 geriye düştü. Karşılaşmanın üçüncü setinde tam 4 kez maç sayısı kullanan Imoco karşısında 29-27 ile seti kazanan VakıfBank’ın mücadelesi adeta gerçek finalin müjdecisiydi. Arka arkaya iki set daha alan sarı-siyahlılar, maçı 3-2 ’lik bir zaferle kazanarak bu seviyede kolay kolay rastlanmayacak bir maç yaşadı.
İlk günün ikinci maçında ise ev sahibi Fenerbahçe’yi çeyrek finalde eleyerek organizasyon dışında bırakan İtalyan Scandicci ile temsilcimiz Eczacıbaşı Dynavit karşı karşıya geldiler. İlk seti kaybedip maçta 2-1 öne geçen turuncu-beyazlılar, maçın 5 sete uzamasına engel olamadılar. Ancak netice setinde üstünlüğünü rakibine kabul ettiren Eczacıbaşı Dynavit, 3-2 ’lik skorla finalde VakıfBank’ın rakibi oldu.
Şampiyonlar Ligi’nde 2. Türk Finali
VakıfBank ve Eczacıbaşı Dynavit, İstanbul’da nefesleri kesen ve 3-2 sonuçlanan iki yarı final maçında rakiplerini yenerek Türk takımları arasında bir finalin gerçekleşmesini sağladı. Dünyanın gözü kulağı, Avrupa’nın en büyük kulüp sahnesinde iki Türk takımının finaline çevrildi. İki temsilcimiz, son olarak 2022-2023 sezonunda Torino’da oynanan Süper Final maçında karşı karşıya gelmişler ve rakibini 3-1 mağlup eden VakıfBank, Şampiyonlar Ligi kupasını 6. kez müzesine götürmüş oldu.
Avrupa’daki 2. Finalde Üstünlük VakıfBank’taydı
VakıfBank ilk iki sette fırtına gibi esti. Eczacıbaşı 3. seti kazanarak finale tutundu. VakıfBank 4. sette hata yapmadı. 3-1 ’lik galibiyetle VakıfBank 7. kez Avrupa’nın en büyüğü oldu. Sarı-siyahlılar, bu sezon oynadığı 10 maçı da kazanarak bir başka anlamlı sonuca da imza atmış oldu. Kazanılan bu şampiyonluk, VakıfBank’ı Şampiyonlar Ligi’nde en çok şampiyon olma konusunda İtalyan Bergamo’nun rekoruna ortak etti.
Kadın Voleybolunda 27. Kupa
Avrupa voleybolunun en saygın sahnesinde, iki Türk devinin randevusu sadece bir şampiyonluk mücadelesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin voleyboldaki mutlak hâkimiyetinin bir ilanıydı. İtalyan rakiplerini tek tek saf dışı bırakarak finale yürüyen VakıfBank ve Eczacıbaşı Dynavit, bizlere unutulmaz bir “Türk Finali” izleterek göğsümüzü kabarttıkları gibi daha final maçı başlamadan Türk kadın voleybolu toplamda 27. Avrupa kupasını garantileyerek erişilmesi güç bir rekoru daha hanesine yazdı.
Guidetti’nin Rekorlarla Dolu Gecesi
Kenarda bir satranç ustası gibi takımı yöneten Giovanni Guidetti, bu turnuvadaki 10. finaline çıkarak çıtayı daha da yükseltti. VakıfBank’ın başında kazandığı bu şampiyonlukla birlikte, Türkiye kariyerindeki 18. Yılında kupa sayısını 32 ’ye yükselten İtalyan teknik direktör, voleybol tarihinin yaşayan efsanelerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Boskovic’in Hüzünlü Gururu
Maçın belki de en duygusal tarafını Tijana Boskovic yaşadı. On yıllık Eczacıbaşı kariyerinde elde edemediği Sultanlar Ligi ve Şampiyonlar Ligi şampiyonluklarını VakıfBank’a transfer olduğu ilk yılda kazandı. Dünyanın en iyi pasör çaprazlarından biri olarak gösterilen Boskovic, kariyerinin ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşırken, takımını sırtlayan performansıyla hem “En İyi Pasör Çaprazı” hem de “En Değerli Oyuncu” (MVP) ödüllerinin sahibi oldu.
Türkiye İtalya’yı Geride Bıraktı
Hatırlanacağı gibi voleybol tarihinde ilk kez Avrupa kupası kazanan Galatasaray Daikin, CEV Cup’ta finalin iki maçında da İtalyan rakibi Chieri’yi yenerek kupanın sahibi olmuştu. Bu başarının ardından CEV Zeren Group Şampiyonlar Ligi’nde VakıfBank ve Eczacıbaşı’nın İtalyan rakiplerini saf dışı etmeleri ile kulüpler düzeyinde Avrupa’nın iki önemli ligindeki rekabet Türkiye lehine gelişti.
Gelinen bu nokta itibarıyla haziran ayında Milletler Ligi ile başlayıp Akdeniz Oyunları ve Avrupa Şampiyonası ile devam edecek milli takımlar sezonunda Filenin Sultanları’nın İtalya karşısındaki maçları bir kat daha önem kazandı.
Kıymetli okurlarımız, geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da kazanılan kupa sadece bir kupa olarak değerlendirilmemeli. Bu başarı, bir kulüp şampiyonluğundan çok daha fazlası; Türk kadın voleybolunun dünyadaki markalaşma sürecinin en somut belgesidir. Avrupa’nın en büyüğü olurken kürsünün her iki basamağını da parsellemek; turnuvanın rüya takımında “En İyi Antrenör” ve “En Değerli Oyuncu” da dâhil olmak üzere 8 ödül almak kolay rastlanan bir durum değil!
Hiç şüphe yok ki organizasyonlar konusunda dünyanın 1 numarası olan Türkiye’nin, başarı ile tamamladığı Şampiyonlar Ligi Dörtlü Final organizasyonundaki sonuç, spor tarihimizin en parlak sayfalarından biri oldu. Başta TVF olmak üzere emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Bu hafta da Avrupa’nın zirvesinde yaşanan Türk Finali’nin anlamından “Haberiniz Olsun” istedim. Önümüzdeki hafta Erkekler Şampiyonlar Ligi’nde temsilcimiz Ziraat Bankkart’ın yükselişi ile ilgili düşüncelerimi aktaracağım. Kalın sağlıcakla.




