VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz’ ün kaleminden; ” Selin’le, Ömer Ozan’ın hikayesi ” 

Engin Aksöz’ ün kaleminden; ” Selin’le, Ömer Ozan’ın hikayesi ” 

Aynı evi paylaşıp, farklı sporlarla uğraşan Nilüfer Belediyespor’un karı koca sporcuları Selin Uygur ve Ömer Ozan, sportif kariyerleriyle özel yaşamlarını YeniDönem’e anlattılar…

Bilgi Üniversitesi’nde başlayan arkadaşlıklarını evlilikle noktalayan Selin Uygur’la, Ömer Ozan Arifoğlu; transfer oldukları Nilüfer Belediyespor Kulübü’nün farklı iki branşında başarı için ter döküyorlar. Selin, Sultanlar Ligi’nde mücadele eden takımda voleybol oynarken, Ömer Ozan Süper Lig’de oynayan erkek hentbol takımının sağ oyun kurucusu ve en önemli skor opsiyonu.

Çiçeği burnunda evli çift, formasını giydikleri Nilüfer Belediyespor’a daha uzun yıllar hizmet etme düşüncesinde. “Transfer tekliflerinde önceliğimiz Bursa ve Nilüfer Belediyespor olacak” diyen ikiliden Selin aynı zamanda psikolog. Ömer Ozan ise İngilizce işletme mezunu ve beden eğitimi öğretmenliği diploması var.

Selin takım arkadaşlarıyla iyi bir sezonu geride bıraktıklarının altını çizerken, yeni sezon için YeniDönem’e verdiği röportajda, kadroda iki yabancı oyuncu Buijs’le Ana Carolina’nın mutlaka yer alması gerektiğine vurgu yaptı.  Ömer Ozan, erkek hentbolundaki Beşiktaş hegomonyasıyla ilgili “Bu biraz da bütçe meselesi. Mogaz’dan büyük maddi yardım görüyorlar. Diğer kulüpler henüz bu düzeye gelemedi” değerlendirmesinde bulundu.

Eş sporcular verdikleri ortak mesajda, genç jenerasyonun sporla eğitimi bir arada yürütmesinin önemine dikkati çekerek “Spor yapmak eğitime engel olmamalı, hepimizin mutlaka bir diplomaya ihtiyacı var. Yarının ne getireceği belli olmaz” tavsiyesinde bulundular.

Ayni kulüp çatısı altında eş sporcular görebilmek (karı-koca) pek nadirdir.

Yıllar öncesinden bir örnek vermek gerekirse; Eczacıbaşı‘nın VitrA takısı almadığı 80’li yıllarda Melih Erçin kulübün erkek takımında basketbol oynarken, sonraları yaşamını birleştireceği Hülya Babalı (Erçin) lacivert beyazlı yenilmez armada bayan voleybol takımının en başarılı smaçörlerinden birisi olarak yıllarca hem arkadaşlarını, hem de bayan milli takımını domine etmişti.

(Bayan voleybolunun simge isimlerinden Hülya Erçin geçen yıl yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek aramızdan ayrılmıştı. Hazır bu satırlarda ismini anmışken ruhunu da şad edelim. Mekânı cennet olur inşallah)

Bugünlere gelecek olursak;

Ömer Ozan-Hazal Selin Uygur Arifoğlu çifti, an itibarıyla Melih’le-Hülya’sının bir kopyası sanki.

Okul yıllarında başlayan arkadaşlarını, evlilikle noktaladıktan sonra, farklı iki spor dalının bireyleri olarak teklif aldıkları Nilüfer Belediyespor Kulübü’ne transfer olmuşlar 2017′in Temmuz‘unda.

Eş ve sporcu profilleriyle Nilüfer Belediyespor Kulübü camiasının nazar boncuğu gibi Selin’le Ömer Ozan; hem çok seviliyor, hem de hayranlık uyandırıyorlar.

Selin Uygur Nilüfer Belediyespor‘un Sultanlar Ligi‘nde mücadele eden takımında orta oyuncu, eşi Ömer Ozan ise Erkekler Hentbol Süper Ligi’nde üst sıraları zorlayan kadronun en kreatif elemanlarından birisi. Sağ oyun kurucu pozisyonunda oynayan Ömer Ozan; takımının hücum organizasyonlarında vazgeçilmez bir skor opsiyonu.

Yaşamı neredeyse salonların içinde geçmiş bir gazeteci olarak böyle bir haber kaynağının uzun süre farkına varamadım açık konuşmak gerekirse. Belediye medya departmanında sevgili meslektaşım Raif Yiğit uyarmasa belki de pas geçecektik Selin’le Ömer Ozan’ı.

Yoğun maç programları nedeniyle ilk başlarda randevular sürekli ertelense de ikisinin en müsait zamanına denk getirip, YeniDönem’de buluşmayı başardık. Sonra da sıkı bir quiz başladı ki buyurun okumaya.

Önce sizleri tanıyarak başlayalım. Selin Uygur’la, Ömer Ozan’ı okurlarımıza anlatır mısınız?

Selin Uygur Arifoğlu: 1992 Ankara doğumluyum. Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldum. Voleybol yaşamım TED Ankara Koleji’nde başladı. Sırasıyla Eczacıbaşı VitrA, Karşıyaka, Yeşilyurt, Çanakkale ve Sarıyer belediyelerinde oynadıktan sonra 2017 yazında Nilüfer Belediyesi’ne transfer oldum.

Ömer Ozan Arifoğlu: 1989 Zonguldak doğumluyum. Ben de eşim Selin gibi Bilgi Üniversitesi’nde okudum. İngilizce İşletme Bölümü mezunuyum. Yanı sıra antrenörlük ve spor yöneticiliği üzerine akademik kariyer yapıyorum. İleride sporu bırakınca yaşamımı öğretim görevlisi olarak sürdürmeyi planladım. Hentbol kariyerimin 11 yılını Beşiktaş’ta geçirdim. Kısa aralıklarla Beykoz ve Adıyaman Belediyesi’nde oynadıktan sonra 2017-2018 sezonu için eşim Selin’le birlikte Nilüfer Belediyespor’a transferim gerçekleşti.

Spor dünyasında aynı kulübün renkleri arasında bir araya gelmiş eş sporculara çok sık rastlanmaz. Bu konuda belki de ilklerin arasında yer alıyorsunuz. Tanışmanız spor aracılığıyla mı oldu, yoksa daha farklı bir mecrada mı?

Bilgi Üniversitesi’nde okurken önce arkadaştık. Uzun süre de böyle devam etti. Koç Spor Fest etkinliklerinde yer alan ortak bir arkadaş grubumuz vasıtasıyla bu ilişki zamanla ciddiyet kazandı. Bu arada ikimiz de üniversitede sporcu bursuyla okuduk. 2017’nin 1 Temmuz‘unda bu arkadaşlığımızı resmiyete döküp evlendik.

Peki, Nilüfer Belediyespor’a transferleriniz nasıl gerçekleşti. Örneğin Selin gidince, ‘Ben de orada olmalıyım’ diyerek, kendine bir fırsat mı yarattın!?

Yanıtı ortaklaşa verdiler: Bir dayatma zaten söz konusu olamaz. İkimize de farklı farklı teklifler getirildi. Biz de bu fırsatı değerlendirelim dedik. Adıyaman’da oynarken aynı zamanda bir özel bankada pazarlama yöneticiliği yapıyordum. Adıyaman’a da maçtan maça geliyordum. Evliliğimizin ilk yılında birlikte olmak isteği, yapılan teklifleri kabul etmemizde en önemli faktör oldu diyebiliriz.

Farklı iki sporun sporcuları olarak hentbol mu daha zor, yoksa voleybol mu desem ne yanıt verirsiniz?

İkisinin de kendisine göre farklı zorlukları var. Arasında pek fark görünmese de mental anlamda bir savaş söz konusu. Şu daha kolay, bu daha zor diye ayırım yapabilmek mümkün değil.

Birbirinizin yerine geçmek ister miydiniz?

Yanıt Selin’den geldi: Ozan’ın yerine olmak isterdim. Onun kariyerini imrenerek takip ediyorum. Hentbolu Ozan için sevdim diyebilirim. Voleybolda arada file olduğu için bire bir temas söz konusu değil, hentbol ise tam anlamıyla göğüs göğse bir mücadele gerektiriyor ve çok sert bir spor. Belki de karakter olarak bana daha yatkın bir spor.

Selin bu sorum sana. Sezonu 7. sırada tamamladınız. Bu beklenilen bir sonuç muydu yoksa daha iyi bir derece olabilir miydi?

Açıkçası daha iyisinin olmasını isterdik. Örneğin Bursa BŞB’nin yerinde olup, Avrupa’ya gitmeyi kim istemezdi ki? Her maça kazanalım parolasıyla başlasanız da saha içi faktörlerle, anlık performanslar skoru tayin ediyor.

Peki, takım içi uyumunuz nasıldı? Rekabetin zaman zaman farklı konumlarda karşınıza bir engel olarak çıktığı hiç oldu mu?

Kulüp olarak sorunsuz bir sezon yaşadık diyebilirim. Her oyuncu birbirine son derece saygılı davranıp, sezon sonuna kadar da böyle devam etti.

Yabancıların performansına gelecek olursak. Anne Buijs’le Ana Carolina da Silva için neler söylersin?

Anne Buijs son derece kreatif bir smaçör. Sahaya çıkınca tam kapasitesiyle oynamaya çalışıp, asla kaytarmayan birisi. Enerjisiyle hepimizi maçın içinde tutmasını biliyor. Kişilik olarak da süper birisi. Kendisiyle takım arkadaşları olarak en küçük bir sorun yaşamadık. Çok kariyerli bir oyuncu ve üst düzey kulüplerle liglerde oynamış. Sıkışınca her topu ona atıp, kurtarıcı olarak sarıldığımız çok maç oldu. Bu ekstra görevinden de hiç yüksündüğünü görmedik. Yeniden anlaşırlar mı bilemem ama İtalya’ya gideceğini duydum. Öyle olursa çok üzülürüm. Brezilyalı Ana Carolina da enerjisi ve kapasitesiyle takımı ateşleyen bir oyuncu. Karakter olarak da iyi bir insan. Onun da yeni sezonda takımda kalmasını isterim.

Sultanlar Ligi dünyanın en kaliteli kadın ligi olarak kabul ediliyor. Bu değerlendirmeye katılır mısın? Kaliteli yabancıların yerli oyunculara katkısı için ne düşünüyorsun?

Kesinlikle öyle. Yabancıların kalitesi, yerli oyuncuları da ister istemez onların seviyesine çekmede katalizör görevi yapıyor. Onlarla yarışabilmek için daha çok çalışıyor, daha çok yatırım yapıyoruz. Yabancı oyuncularla rekabet edebildiğiniz ölçüde, performansınız da ister istemez yukarılara çekiliyor. Doğuştan yetenekli olmak, iyi bir sporcu ya da voleybolcu olabilmek için tek başına yeten bir faktör değil. Disiplinli, düzenli çalışılınca başarı kendiliğinden gelir.

Şimdi teknik bir sorum olacak. İstersen yanıt vermeyebilirsin. Takımın antrenörü sen olsan hangi pozisyonlara oyuncu takviyesi yapardın?

Hiç beklemediğim bir soru ama yine de söyleyeyim. Pasör çaprazına topu her koşulda öldürecek bir oyuncu isterdim. 4 numarada Buijs mutlaka olmalı. Pasörü de düşünebiliriz. Bir de en az libero kadar iyi manşeti olan bir yerli oyuncu.

 

Oldu olacak isim de alayım!

Beni zor durumda bırakıyorsunuz!.. Pasör çaprazı için Bursa BŞB’li Dimitrova uygun bir tercih. Kafamdan geçen pasör gerçekleşmesi zor bir düş gibi dursa da Eczacıbaşı’nın Sırp yıldızı Maja Ognjenovic’le birlikte oynamayı çok isterdim. Oyuncusuna değer katan bir yıldız. Adrese teslim, cetvel gibi paslar atıyor. Zaten onunla oynayabilmek her oyuncu için büyük bir keyif ve ayrıcalık. Yanı sıra Eczacıbaşı’ndan Tijana Boskovic’i de çok beğeniyorum.

Sultanlar Ligi’nden en beğendiğin yerli ve yabancı oyuncular?

Yerli deyince Vakıfbanklı Gözde Kırdar. Gözde abla ayn zamanda hem bizim kuşağın, hem de yeni jenerasyonun idolü konumunda. Yabancılardan açık ara yine Vakıfbank’ın Çinli yıldızı Zhu Ting. İnanılmaz bir hücumcu. Karşısında blok tutabilmek çok zor.

Biraz da seni sıkıştıralım Ömer Ozan! Türkiye’de hentbol deyince akıllara hep Beşiktaş geliyor. Son 11 yılın da açık ara şampiyonu. Hentboldaki bu tekelleşme sence ne zaman kırılır? Yerli yabancı en beğendiğin hentbolcular kimler?

Beşiktaş’ın arkasında Mogaz gibi güçlü bir sponsoru var. Sezonluk bütçeleri ise 6-7 milyon civarında. Bu biraz da para meselesi. Diğer kulüpler böyle maddi olanaklara sahip olmadığı için, rekabeti sınırlı bir platformda Beşiktaş sürekli şampiyonluklar kazanıyor. Beşiktaş dışında Göztepe, Eskişehir SERKA parasal olanağı fazla olan diğer kulüpler. Nilüfer Belediyesi de bu kategoriye yakın bir yerde duruyor.

Kulüp olarak ilk 4’e girip Avrupa Kupaları’na gitmek istesek de bu hedefi tutturamadık. Antalyaspor maçıyla sezonumuz tamamlandı.  En beğendiğim yerli oyuncu Beşiktaş’ın pivotu Tolga Özbahar, en beğendiğim yabancı oyuncu ise yine Beşiktaş’ın Sırp orta oyuncusu Nemanja Pribak.

Bir de hentbolda diğer sporlara göre tersine işleyen bir süreç var sanırım. Onu da açıklarsan iyi olur!

Evet… Bu sporda alttan genç oyuncu yetişmediği söylenir. Oysa hentbolda en verimli çağlar 28-32 yaşları arasıdır. Gençlerin bu yaşa gelene kadar pek katkısı olamaz. Biz buna ‘Altın Çağ’ deriz.

Biraz da özelinize gelelim. Bursa’yı nasıl buldunuz?

Açıkçası ikimiz de çok sevdik. İstanbul’da yaşayınca farkı daha iyi ortaya çıkıyor. Bir kere kargaşa yok. Trafik de fena sayılmaz. Havası daha temiz. Sonra rahat bir şehir. İnsanları da güler yüzlü.

Şimdiki sorum ortak. Seyircinin ilgisini nasıl buluyorsunuz, tribünlerin doluluğu sizce yeterli mi?

Voleybol maçlarına hatırı sayılır bir seyirci geliyor. Bana göre İstanbul’dan daha fazla. Örneğin Büyükşehir’le oynadığımız maçta tribünlerin neredeyse tamamı dolmuştu. Hentbola gelirsek, salon şehre biraz uzak olduğu için genelde oyuncu yakınları ve eşleri geliyor. Hentbolseverlerin daha fazla gelebilmesi için ulaşımı kolay olacağı için merkeze yeni bir salon daha yapılması gerekir diye düşünüyoruz.

Selin yemekle aran nasıl? En çok hangi yemeğini beğeniyor Ömer Ozan?

İdman ve maç programlarının yoğunluğunda pek yemeğe vaktim olmuyor. Genelde kulüpte yiyoruz. Ozan en çok kremalı tavuklu makarnamı sever.

Voleybol ve hentbolun dışında en sevdiğiniz sporlar. Hangi takımı tutuyorsunuz?

İkimiz de basketbol izlemeyi seviyoruz. Bursa’da TOFAŞ’ın maçlarına gitmeyi çok istesek de genelde bizimkilerle çakıştığı için evde televizyondan izliyoruz. Ben Beşiktaşlıyım(Selin) Ozan (No comment / Yorum yok)

Arada bir sinema, tiyatro, konser kaçamağı oluyor mu?

Konser, tiyatro olmasa da sıklıkla sinemaya gidip, vizyondaki filmleri izlemeye çalışıyoruz.

Yeni sezonda Nilüfer Belediyespor’la devam mı edeceksiniz yoksa falınızda ayrılık mı var?

Devam etmeyi ikimiz de çok istiyoruz. Çünkü ikimiz de Bursa’yı, kulübümüzü, seyirciyi çok sevdik. Mutlu bir sezon geçirdik. Profesyonel bir dünyada yaşadığımız için önümüze gelen teklifleri değerlendirerek bir karar vereceğiz.

Talipleriniz çok yani?..

Evet, şimdiden gelmeye başladı bile. Dileriz yine Bursa’da kalıp, kulübümüze hizmet etmeye devam ederiz’

Son olarak ortak bir mesajınız olacak mı?

Evet… Sporla eğitim istenince pekâlâ bir arada yürütülür. Spor yapmak eğitime engel olmamalı. Genç sporcu adaylarına kesinlikle okullarını bırakmamalarını tavsiye ederiz. Ömer Ozan olarak ben buna bir örneğim. Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenliği diplomam var. Selin olarak ben de bir psikoloğum.

Sevgili Selin, Sevgili Ömer Arifoğlu. İlk kez karı-koca bir çiftle röportaj yaptığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. İkinize de çok teşekkür ederim.

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın