VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz, ” Nilüfer Belediyesi turu ‘altın sette’ kaptı.”

Engin Aksöz, ” Nilüfer Belediyesi turu ‘altın sette’ kaptı.”

Sporda rakibin küçüğü, büyüğü olmaz.
Her maçın bir ciddiyeti, kendine özgü sorumluluğu vardır.
Hele hele iki ayaklı eleme maçları, sırat köprüsünden geçmeye benzer.
Biraz kaytarmaya kalk, ayağın kayar, düşer gidersin…

Bu kadar girişgâhı Nilüfer Belediyespor Bayan Voleybol Takımı için yaptık.

Bursa’nın Sultanlar Ligi’ndeki temsilcisi; bu yıl AXA Sigorta sponsorluğunda düzenlenen Kadınlar Kupa Voley 1. Etabı’nın rövanşında Kameroğlu Beylikdüzü Voleybol İhtisas karşısında deyim yerindeyse direkten dönüp, son anda tur vizesi kapabildi.

Aman dikkat kızlar, gördüğünüz üzere spor rehavet kabul etmiyor!

Rakibi İstanbul’da lig ve kupada olmak üzere iki kez yenince, Bursa’daki rövanşı küçümseyip, ‘turu çantada keklik gördünüz’

Faturası fena çıkıyordu ki; ‘Altın set’ imdada yetişti.

İlk sete lig ciddiyetiyle asılıp, bu sporun doğrularını yerine getirmeniz ne kadar göze hoş geliyorsa; sonrasında dağılıp, gitmeniz bir o kadar kalitenizle, kalibrenize yakışmadı.

Son haftalarda yakalanan başarılı ivmenin bir yerde test edilmesi gibiydi Kameroğlu Beylikdüzü rövanşı.

İlk set istenildiği gibi bitince; kalanının formaliteye dönüşeceğini tahmin ettik.

Sonra o Nilüfer gidip, yerine bambaşka bir kadro gelince şaşırdık, inanamadık.

Rakip üç ABD’lisi ile oyuna öylesine yüklendi ki altın sete kadar parkede sadece Beylikdüzü rüzgarı esti.

Hele hele solak pasör çaprazı Andrea Drews…

Tartışmasız maçın yıldızıydı.

Vatandaşı Kelly Hunter‘ın adrese teslim paslarını, otomatiğe bağlanmış düzeniyle öldürerek takımının tur şansını canlı tutarken, 3. set itibarıyla devreye giren Simone Lee‘nin de ritmini bulması; savunma ve hücumu şiir gibi oynayan bir Beylikdüzü gerçeği izletti sporseverlere.

Maçın psikolojik momentumunu rakibine kaptıran Nilüfer Belediyesi‘nin, elden ayaktan iyice düştüğü 4. set ise oyuncu ve teknik adam bazında bir daha yaşanması istenmeyen enstantanelerle doluydu. Adeta sıfıra karşı oynamakla eş değerdi.

Bu kendini inkâr görüntüleri için ‘şaşırmanın da ötesiydi’ yorumu yapılabilir.

Hiç hücum edemeyen, hiç savunma yapamayan, adeta manşeti unutmuş Bursa temsilcisi, felaket gibi geçen setlerin sonunda oynadığı altın seti 15-8’lik skorla kazanarak neyse ki turu geçmesini bildi.

İvme kazandığına sevindiğimiz bu kadro; sürprizlere açık bir spor olan voleybolun ıskalanmaya gelmeyeceğini sanırım öğrenmiştir.

İyi kötü tur geçilmiş olsa da mücadele yönüyle çok kötü bir sınav geride kaldı.

Maçın Nilüfer adına iz bırakan isimleri; antrenör Alper Hamurcu‘nun ısrarıyla giderek ivmelenen genç pasör Buse Ünal’ın sahanın içine hükmetmesi oldu. Parmak hassasiyeti mükemmel olan Buse, bir iki istisna dışında smaçör seçimleri ve oyun sezgisiyle de iyi bir pasör ve Türk bayan voleybolunun yeni Naz Aydemir Akyol‘u adeta.

Takımın 1 numaralı hücum opsiyonu Bytsenko yorulduğu bölümler dışında efektif hücum performansıyla yine ön plana çıkarken, kadronun genç isimleri Hande Korkut, Aslı Tecimer’le Seda Menekşe hocalarının kendilerine duyduğu güveni boşa çıkarmamalarıyla sonucun bile önüne geçmeyi başardılar.

Engin Aksöz