VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz,” Evin küçük kızı Nilüfer, ‘Büyük’ ablasına rakip olabilecek mi?”

Engin Aksöz,” Evin küçük kızı Nilüfer, ‘Büyük’ ablasına rakip olabilecek mi?

Bursa bayan voleybolunda yıllar yılı ‘evin küçük kızı’ pozisyonunda tanıyıp, sevmiştik Nilüfer Belediyespor’u.

Büyükşehir’in gölgesinde kalmaları biraz da mecburiyettendi.

Bütçesi küçük olunca hep idare etmeye çalıştı kulüp yönetimi.

Orta karar yerli oyuncuların arasına sıkıştırılmış yabancılarıyla hiçbir zaman zirve takımı olamasa da bir şekilde lige tutunup, voleybol serüvenini sürdürmeyi başardı.

‘Kabuğunu kırıp, kendini kabul ettirme sezonu’ olarak bakılan 2017-2018’de oyuncu profilini tepeden tırnağa değiştirmiş Nilüferspor’un Avrupa için nabız yoklayacağı düşünülse de 5 Aralık itibarıyla biten ilk yarıda ‘beklentilerle, puan cetvelindeki gerçek’ bir kez daha örtüşemedi ne yazık ki!..

Evin ablası Büyükşehir’le ilk etabı 11 maç sonunda 4 galibiyet, 7 yenilgi ve averaj farkıyla altlı, üstlü bitirmek kağıt üzerinde bir başarı gibi duruyorsa da teknik kadronun bu dereceyi içine sindirebildiğini iddia edemeyiz.

Kulüp tarihinin en elit kadrosunun kendine eş değerde rakipler karşısında gereğinden daha zorlanması, ilk yarı itibarıyla en dikkat çekici zaafı gibi duruyor.

Büyükşehir’i devirip, hemen arkasından Halk Bank önünde sıfır çekmek nasıl bu kadronun karşılığı değilse, Seramiksan ve Kameroğlu Beylikdüzü yenilgileri de hesabın şaşmasında etkili oldu.

Ekstradan üç galibiyetle Avrupa kapılarını aralama yolunda avantaj yakalanabilecekken, ikinci yarıda telafisini yapabilme adına şimdi çok daha fazlası gerekebilir.

Parkenin içine gelecek olursak…

Kulüp tarihinin en pahalı yabancısı, ‘Uçan Hollandalı Anne Buijs’ kadronun lokomotifi konumunda. Buijs ekstra bir hücumcu olduğu kadar, yüksek yüzdeli manşetine eklediği blok taymingiyle de Nilüfer Belediyespor için bir oyuncudan çok daha fazlası.

Atlet özelliği ise en karakteristik farkındalığı. Dikey sıçrama yeteneğiyle istediği pasları alınca en yüksek blokları bile rahatlıkla geçebilen Buijs, ligin iz bırakan hücumcularının başında geliyor.

Vakıfbank gibi önemli bir voleybol markasından, daha düşük bütçeli ve hedefi sınırlı Nilüferspor’u tercih etmesinde cebine girecek paradan ziyade başka faktörlerin etkili olduğu düşünülebilir.

İkna yeteneği güçlü antrenör Alper Erdoğuş’la, şube menajeri Mehmet Başyolcu’nun takıma kazandırdığı Hollandalı smaçörün, örnek alınacak sporcu kimliğiyle de Nilüfer’in voleybol kültürüne değer katıp, rol modellik yapması önemli bir ayrıntı.

Gelecek yıl kadroda tutulması mümkün olabilir mi şimdiden tahmin edilemese de kulübün stratejisi bugünden daha yukarılarda olacaksa eğer, Buijs’lerin sayısını sıfırlamak yerine artırmak gerekebilir.

Pasör çaprazında ikinci sezonunu geçiren Ceyda Aktaş geçen yıla göre kendisini inanılmaz geliştirdi. Alternatifi olmadığı için yorulduğu dakikalarda performansının dalgalanması da normal karşılanmalı.

Ara transferde bir kaliteli takviye Ceyda’yı yedekleyeceği gibi rotasyonda Erdoğuş’un da elini güçlendirir.

Son yıllarda sürekli pas geçilen 3 numaraya (orta oyuncu)Brezilya Milli Takımı’ndan Caroline Da Silva’yı getirmek hücuma beklenilen derinliği kazandıramadı.

Dalgalı performansıyla bir şaşırtıp, bir sevindiren Da Silva’nın handikabı, pasörüyle yaşadığı uyum sorunu. Kısa paslı hücum organizasyonlarında taymingin önemini göz önüne alıp, Duyguile biraz daha özel idmanlar yapması gerekecek.

Pasör Duygu Düzceler takımın lider oyuncusu olma sıfatıyla smaçör seçimlerini daha iyi yapmaya çalışmalı.

Rakip bloktan dönmüş smaçöre dublaj sonrası kazandırılan toplarla yeniden hücum yaptırmadaki ısrarı, takımın sistemini de olumsuz etkilemeye başladı.

Ortayı mümkün olduğunda ısrarla kullanıp, rakip bloka yerleşemeden avantaja dönüştürmek önemli bir pasör karakteridir.

Bunun yanı sıra köşelerden hücumlarda Buijs’i yeteri kadar efektif kullanırken, 2 numarada da Ceyda’yı körleştirmemek gerekiyor.

Duygu’nun eleştirilecek eksikliği; manşet sonrası havuza zamanında yetişemeyince, topu yönlendirmede yaşadığı rötarlar.

Rakip bloka yerleştikten sonra yapılan hücumlarla top öldürmek için Tijana Boskovic ya da ZhuTing kalibresinde smaçör olmak gerekiyor ki böyle oyuncular Vakıfbank ve Eczacıbaşı dışında kimsede yok.

Takımın önemli artılarından birisi de yuvaya dönen Birgül Güler’den hücumda ekstra katkılar alması. Kısa boyunun avantajını sıçrama yeteneğiyle avantaja dönüştüren Birgül, son Beşiktaş maçında kritik pozisyonları sayıya dönüştürerek maçın kazanılmasına önemli katkıda bulundu.

2. setin son turlarında peş peşe kullandığı 5 servisin sayıyla bitmesi, maçın momentumu adına çok önemliydi.

Nilüfer’in kadrosunun yeteri kadar derin ve potansiyelli olduğu söylenemez. Bir hedefin peşine takılabilmek için en başta rotasyon geniş olmalı.

Koç Alper Erdoğuş’un şimdilik böyle bir şansı yok, devre arasında takıma yabancı oyuncu dışında yeni bir katılım da pek kolay gözükmüyor.

Bu sezonun, Nilüfer için ezeli ve ebedi rakibi Büyükşehir’e bir adım daha yaklaşması anlamında önemi olabilir. Kalite ve kadro farkını belirleyen makasın giderek daraldığı ligde, Nilüfer Avrupa’ya açılamasa da sıralamada Büyükşehir’in üstünde yer alabilirse, bundan kendisine çıkaracağı başarı öyküsüne itiraz eden çıkmaz.

Büyükşehir sporda küçülmeye gidecek mi?

Yeni Başkan Alinur Aktaş’ın dün düzenlediği basın toplantısında açıkladığı borç stoku, belediye bünyesinde faaliyet gösteren spor kulübünün geleceğini de tehdit edeceğe benziyor.

2032 yılına kadar ödenmesi zorunlu 4,5 milyar TL borcu olduğu söylenen Büyükşehir’in, spor kulübü bünyesindeki birçok şubede küçülmeye gideceği iddia ediliyor.

En büyük harcama kalemini teşkil eden bayan voleybolunda bütçenin mümkün olduğunca kısılacağı konuşulurken, spor kulübü yönetiminin de değişmesi an meselesi.

Öyle görünüyor ki Bursa bayan voleybolunda çıtayı iyice yükseğe koyup, CEV Challenge Cup’ta iki kez şampiyonluk kupasını müzesine götüren Büyükşehir’i belki de sezon itibarıyla son kez bu kadar güçlü bir kadro ile izleyip, ardından nostalji yapmaya başlayacağız.

İnsan sonrasını düşünmek bile istemiyor. Küçülmeye razıyız da dileriz tasarruf önlemlerinde ‘şube kapatmak’ gibi son derecede radikal ve bir o kadar da yanlış kararlar yer almıyordur!..

Engin Aksöz / Bursa / Voleybolunadresi.com

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın