VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz, ” Bursa voleybolunun açan yeni çiçeği: Nilüfer.”

Engin Aksöz, ” Bursa voleybolunun açan yeni çiçeği: Nilüfer.”

Bursa Nilüfer Belediyespor, Vestel Venüs Sultanlar Ligi’nde normal sezonu 12 galibiyet 10 yenilgi ile 7. sırada tamamladı.

Bu ligi takip edenler için bu kadarı bile başarıdır, arada bir yolu düşenlerin yorumlarına ise kafayı takmayın!..

Başarı kriterlerinin, kişinin olaya bakışına göre değiştiğini belirterek anlatmaya başlayalım…

Belki abartı gibi gelecek ama ‘kuş kadar küçük’ denilebilecek bütçeyle bu sonucu yakalamanın bir kere ekonomik olarak bir anlamı var.

Örneğin üç yabancısının toplamı; yukarıdakilerin bir yabancısının kazancının neredeyse beşte, altıda birine denk geliyorsa; o zaman gidip bu seçimi yapanları sıkı sıkıya kucaklamak gerekir.

Takım kurmak özünde ekonomik bir olaydır. Tepedeki patron sesini çıkarmıyorsa parana göre konuşur, saça saça istediğini alırsın.

İyi oyuncu da iyi sonuç ve şampiyonlukla eş değerdir.

Vakıf’la, Eczacıbaşı’nda forma giyen elit seviyedeki yabancıların 1 milyon avro/ dolar/ve üzerinde paralara smaç vurup, blok tuttuğu bilinince; Nilüfer’in kılı kırk yararak getirdiklerine hayret ediyor, başarının salt para, pulla alakalı olmadığına inanıyorsunuz.

Kanadalı Bailey, Sırp asıllı İsviçreli Lazic’le, artık bizden birisi olarak kabul gören Ukraynalı Bytsenko bayağı iyi oyuncular.

Oynaya oynaya eninde sonunda ne kadar ucuza geldiklerini(!) öğrenseler de profesyonel bir ahlâkla ve asla kaytarmadan işlerini yapıp, ekmeklerini kazanıyorlar.

Filenin karşısındaki rakibinin kazandığıyla gaza gelip, burun kıvırabilirlerdi pekâlâ! Eğrisi doğrusuna denk gelip, sonuna kadar oynamaları takdire şayan bir durum.

Menajer Mehmet Başyolcu ile antrenör Alper Hamurcu ucuz etten ağız tadıyla yenilecek yahniyi pişirirken, diğer yandan da ahlâklı, dürüst ve profesyonel oyuncularla yollarını birleştirmiş.

Ekonominin bir adım ötesine geçerek, sportif başarıyı kucaklayan kulübün iki simge ismine kocaman bir alkış bizden…

Nilüfer için bu ligin en mütevazılarından birisi diye söz ettim en başında…

Gerçekten de öyle; altına aldığı Aydın BŞB, Kameroğlu Beylikdüzü, Halkbank’la Karayolları bile ekonomik anlamda daha büyük portföye sahipler.

Haticeye değil, neticeyle bakacaksın bu âlemde…

Takımın kimyası tutup, ödemelerde ufak tefek aksaklıklar dışında sorun yaşanmayınca; filenin önüne saldıklarının işlerine odaklanmasında da fazla sorun yaşanmıyor.

Olayın teknik yönüne gelecek olursak…

Alper Hamurcu’nun yerli yabancı koalisyonunda yakaladığı uyum, imrenilecek düzeylerde.

Sorunlu yok, sorumlu çok…

Kadronun lokomotifi kabul edilen 3 yabancının yanı sıra; araya serpiştirmeye çalıştığı yerliler hadlerini bilerek, kapasiteleri ne kadarsa o kadarını oynamaya çabalıyor.

Örneğin pasör Buse Ünal. Daha ilk yılında alışkın olmadığı Sultanlar Ligi’ne ismini yazdırmayı başardı. Klasik oyun anlayışının dışına çıkınca; çok daha iyi yerlere gelip, iyi kulüplere gidecek. ‘Anlayışın dışına çıkması’ndan kastım, sürekli köşelerden değil de biraz da ortayı efektif kullanarak portföyünü genişletmesi.

Örneğin Selin, takımın görünmeyen silahşoru. Bazen ortadan, bazen tek ayaküstünden 2 numaraya koşup şahane toplar öldürüyor.

Bir diğer açan çiçek Özgenur Yurtdagelen. Her pozisyonda oynayabilecek kapasitede bir oyuncu. İstekli, coşkulu, bloklarıyla da sahanın içine sinerji saçıyor.

Kadronun en genci Aslı Tecimer’i etkili servisleri için sahaya süren Hamurcu, bazen kaçırdıklarından sonra bile onu sahada tutarak onore etmeye çalışıyor…

Her antrenör bu kıyakçılığı yapmaz…

Sözün özü Nilüfer Belediye; Bursa bayan voleybolunun açan yeni çiçeği. Yeri biraz zor dolduracak olsa da Bursa BŞB’nin tahtının en büyük varisi…

Play-off hedefini tutturarak bu sezonla ilgili üzerine düşeni yerine getiren Nilüfer’in; dünya devi Vakıfbank‘la oynayacağı seride şansı bulunmasa da en azından mücadele ederek seyircisine veda etmesini bekliyoruz.

Engin Aksöz/Bursa/voleybolunadresi.com