VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz, “Bursa Büyükşehir Belediyespor’da  Vercesi  dokunuşları…”

Engin Aksöz, “Bursa Büyükşehir Belediyespor’da  Vercesi  dokunuşları…”

Bursa Büyükşehir voleybolun ikinci yarıda giderek ivmelenmeye başlayan performansında, Brezilyalı antrenör Angelo Vercesi’nin dokunuşlarının etkisi var.

Saha içi dizilişlerinde ‘deneme, yanılma’ yöntemiyle ideal altılısını bulmaya çalışan Vercesi 2 numarada Emiliya Dimitrova’yı, pasörde de Cansu Aydınoğulları’nı ön plana çıkartınca, değişen kimyayla takım daha iyi oynamaya başladı.

Şube için istenildiği gibi bitmeyen ilk yarıdan sonra, ikinci yarıya iştahlı başlanıp, 3’de 3 yapılmasında oyuncu seçimindeki tercihlerin önemi büyük.

Lige oldukça kötü başlayan Bulgar smaçörü ilk yarının sonlarına doğru yedeğe çekip, 2 numarada Ukraynalı Bytsenko’ya şans tanıyan sambacı, oyuncusundan istenilen katkıyı alamayınca yeniden Dimitrova’ya dönüş yaptı.

Bu küçük ikazın Bulgar smaçörü kendine getirmesi takımı da hücumda daha kreatif bir çizgiye getirmiş durumda.

Öz güveni kazanabilmek sporda çok önemli bir ayrıntı. Başarılı olabilmenin belki de en önemli faktörü.

Dimitrova’nın silkişinin zirve yaptığı 3 maçta, skoruna da olumlu yansımaları oldu.

Son Kameroğlu Beylikdüzü maçında 26 sayı üreten Bulgar oyuncu, takımının en önemli skor opsiyonu olarak filenin üstünden adeta fırtınalar estirdi.

Dimitrova’nın bundan sonra yapması gereken şey; yeniden yakaladığı bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirip, performansını bir tık daha yukarılara çekmesi.

Şimdi düşünme sırası Bytsenko’da. Yeniden formayı kapması için daha çok çalışıp, göze girmekten başka seçeneği kalmadı.

Özge Kırdar’ın üzerine yerli statüde kaliteli bir pasör bulmak Türkiye koşullarında oldukça zor.

Özge’nin zamansız ayrılışı karşısında yabancı tercihlerinden birini pasör için kullanmak istemeyen teknik kadronun Nilay Karaağaç’la Cansu Aydınoğulları’nı BŞB’li yapması, başlangıçta soru işaretlerini de beraberinde getirmişti.

Eczacıbaşı Vitra’da çok iyi bir yabancı pasörün yanında neredeyse hiç süre alamadan sezonu bitiren Nilay’ın yeni yuvasında üslendiği sorumluluğu başlangıçta taşımaya çalışırken bayağı zorlandığı görüldü.

Birden bire takım içi liderliğine soyunmak, böyle bir görev için hazır olmayan oyuncuları olumsuz etkiler.

Dalgalı ruh haliyle bocaladığı maçlarda birkaç hata sonrası kenara alınmakta etkilemiş olmalı Nilay’ı.

‘As oyuncu’ olmakla, kenardan maça dahil olmanın psikolojik etkileri de çok farklıdır.

Uzun süre sabırla bekleyip, en kritik pozisyonlarda maça dahil olmak ise bir ödüldür oyuncu için.

Vercesi’nin kötü oynadığı maçlardan sonra bile kaybetmek istemediği Nilay’ın Beylikdüzü maçındaki silkinişi gelecek adına sevindiriciydi.

Yine bilinen eksikliğiyle ortadan Ergül’le Belien’i istediği gibi oynatamasa da; hep maçın içinde kalıp, köşelere attığı yüksek paslarla smaçörlerini iyi kullanması bundan sonrası için önemli bir gelişmeydi.

Kabul edelim ki diğer pasör Cansu Nilay’dan an itibariyle daha iyi konumda ve takımı oynatmadaki başarısı yadsınamaz. Nilay’dan en büyük artısıysa 3 numara hücumunda asgari hata yapması.

Sonuç itibarıyla iki pasörü de her maça hazır tutup, rakiple pozisyona göre kullanmaya çalışmak; önemli bir antrenör başarısıdır.

Çıkış içinde olan iki oyuncusu daha var BŞB’nin. Hollandalı Belien’in geniş portföyüyle orta hücumun yanı sıra, 2 numarayı da etkili kullanmaya başlaması, sıralamayı etkileyecek maçlar öncesinde önemli bir avantaj.

Belien Beylikdüzü maçında Cansu ile uyumlu oynayıp, öldürdüğü kritik toplarla maçın akışına olumlu etki yaptı.

Libero Aylin’de Gizem’in Galatasaray’a gitmesiyle bulduğu şansı çok iyi değerlendirmeye başladı.

Stense iyi yerleşip, çok kritik servislerde bile noktaya manşet almayı başaran Aylin’in bu performansıyla hücuma yaptığı katkı uç seviyelere çıkmış durumda.

Manşetler iyi gelince; pasörlerin de işi kolaylaşıyor haliyle.

Kadronun görünmeyen kahramanı Fatma Yıldırım bu maçta da çaktırmadan 16 sayı, 2 blokluk performans sergileyip, farkını ortaya koydu.

Bu kadar iyinin içinde, biraz daha iyi olmasını beklediklerimiz de var.

Örneğin Belçikalı Leys, Beylikdüzü maçında iyi görünse de, henüz kendi çizgisini bulabilmiş değil. Gününde olunca dağıtmayacağı blok, öldüremeyeceği top olmasa da, eşref saatini kestirebilmek çok zor.

Tabii bu arada takımın önemli maçlar serisinin henüz başlamadığının altını çizelim.

BŞB’yi kantara çıkartıp tartabilmek için Vakıfbank, Fenerbahçe, Galatasaray, Eczacıbaşı VitrA serilerinden bir ya da ikisini kazanması gerekecek.

O zaman ‘iyi ve güçlü takım’ kategorisinde yer alabiliyorsunuz, diğer rakipleri kabul edelim ki; bu kadronun karşılığı değil.

Engin Aksöz / Bursa

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın