VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz, ‘Altın Kızlar’ın ikinciliği ‘altın’ kadar değerli

Engin Aksöz, ‘Altın Kızlar’ın ikinciliği ‘altın’ kadar değerli

En az ABD’nin kazandığı şampiyonluk kadar değeri ve anlamı vardı ‘Altın Kızlar’ın Çin’in Nanjingkentinde yapılan 2018 FIVB Milletler Kupası’nda elde ettiği ikinciliğin.

Uluslararası podyumda bugüne kadar belirli isimlerin performansıyla kendine yön bulmaya çalışan Türk bayan voleybolu an itibarıyla kabuğunu kırıp, kendi departmanının en önemli değerleri arasına ismini yazdırmış durumda.

Çok değil üç ya da dört sene öncesine kadar örneğin Neslihan, Gözde, Neriman ya da Naz Aydemir‘den birisi olmayınca elimiz ayağımıza dolanır, olası bir başarısızlıkta mazeret olarak gösterirlerdi.

Bugün ise eskiyle kıyaslanmayacak oranda çok iyi seviyelere gelmiş durumda bayan voleybolumuz.

Yıldız milli takımı seviyesinden başlayarak, hemen her kademede başarılı olma noktasında yakalanan devamlılığın, geniş oyuncu havuzunun sağladığı avantajla üstyapıyı da sarıp sarmalamış olması son derece sevindirici bir durum.

İki üç isimle ayakta durulan bir sürecin devamında, küçüğü büyüğüyle zirve yürüyüşünü istikrarlı bir şekilde devam ettiren Türkiye gerçeği duruyor artık önümüzde.

Şapkalar önlere konulunca; estirilen beyin fırtınaları bir işe yarar.

Başarı için hedef belirlerken, oyuncu yetiştirmeye yönelik planlı, disiplinli çalışmayı ön plana almak da bu işin olmazsa olmazı.

Böyle oluştu işte şimdilerde dibi görünmeyen, her bireyiyle bereket fışkıran oyuncu havuzunun.

İyi eğitilince, bir taraftan iyi yetişen, diğer taraftan da kendini sorgulayarak öz eleştiri yapan bu oyuncu havuzundan İspanya’da Akdeniz Oyunları üçüncüsü, Çin’de FIVB Milletler Kupası’nda ikinci olan takımları çıkardık.

Temel eğitimdeki eksikliklerin üzerine gidilerek, seçilmiş oyunculara bu sporun fundamentalı yeteri kadar öğretilince; tornadan çıkmışçasına voleybolcular geldi.

Söz konusu dereceler; olayın içinde olanlarla, sistemin nasıl işlediğini bilenler için asla sürpriz değildir.

Şimdi burada sorulması gereken soru şu olmalı:

Bayanların kabına sığamayıp kendini aştığı bu dönemde; erkeklerdeki durgunluğa anlam yükleyebilmek oldukça zor.

Efeler kategorisinde asla yeteneksiz olduğumuzu düşünmüyorum.

Sorun ya sistemde ya da verilen eğitimde…

Kalıtımsal tembelliğimizi de işin içine katarsak; sultanların fendi, bir süreliğine daha efeleri yenip, başarılanın keyfini sürmeye devam edecektir.

Yeniden FIVB Milletler Kupası’na dönecek olursak…

Muhtemelen önümüzdeki önemli turnuvalarda bayanların iskeleti bu kadrodan çatılacaktır.

İki ABD maçıyla, Brezilya ve Sırbistan’a karşı fileye yükselen bu yeni jenerasyon bir iki küçük rötuşla yeni göz bebeğimiz, iftihar kaynağımız olmaya aday.

İtalya, Rusya, Polonya, Tayland, Japonya, Güney Kore, Fransa, Hırvatistan gibi bayan voleybolunda marka kabul edilecek ülkeleri gerisinde bırakarak 6’lı finale kalmak bile, madalya almış kadar başarı sayılmalıdır.

Tutkulu bir çabaya yüklenmiş öz güvenin yeri gelince neleri başarabileceğine tanıklık ettik onların sayesinde.

Kusursuz bir fundamentalle yoğrulmuş voleybol hamurlarında kendi çabaları kadar, staff kademesi başta Giovanni Guidetti olmak üzere övgüyü fazlasıyla hak etti.

Fileye her yükselişlerinde odalara dolan heyecan rüzgârıyla sağa sola savrulanların duaları da unutulmamalı.

Naz Aydemir Akyol anne olunca fazla tasalanmamalı. O evinde mutlu ve huzurlu bir şekilde bebeğini büyütsün, yerine bıraktığı Cansu Özbay hiç aşağı kalmadı kendisinden. O yaşta bu potansiyel helal olsun!

Neslihan, Gözde için de bıraktılar diye üzülmeyelim. Bir Hande Baladın izledik, sanki kırk yıllık A Milli Takım oyuncusu gibiydi.

Ya Merhem Boz’a ne demeli?..

Bursa BŞB ve Nilüfer Belediyesi’nden aşina olduğumuz Meryem, Çin Turnuvası’nda sanki küllerinden yeniden doğup, bendini çiğneyip geçti.

Meryem için Bursa yıllarında ‘Sakat, sürekli iğne olarak oynuyor’ yorumu yapılırdı. Bu nasıl sakatlıksa artık, doğrusu hiç anlayamadım!

Otomatiğe bağlamış makineli tüfek gibiydi her maçında; hem köşelerden, hem de geriden yaptığı hücumlarla, dağıtmadığı blok kalmadı.

Büyük kaptan, örnek sporcu, yıllara meydan okuyan Eda Erdem Dündar’ı da ayağa kalkıp alkışlayın lütfen. İstediği pasları alınca ortadan ışık hızıyla yaptığı hücumlarıyla adeta görsel bir şölen sunan kaptana binlerce teşekkürler.

Turnuva sonunda ‘en iyi pasör’ seçilen Cansu ile ‘en iyi orta oyuncu’ seçilen Eda Erdem’e bu unvanlar analarının ak sütü gibi helal, kutlarız.

İsmini sona bıraktıklarımıza da bu köşe aracılığıyla yürekten bir selam gönderelim isterseniz.

Bravo Simge Aköz, bravo Aylin Sarıoğlu, bravo Gizem Orge, bravo Şeyma Ercan, bravo Meliha İsmailoğlu, bravo Zehra Güneş, bravo Gamze Alikaya, bravo geleceğin yıldızı, büyük yetenek Ebrar Karakurt.

İzledik, gururlandık, iftihar edip, sonunda ağladık…

Dünya Kupası heyecanıyla yuvarlanıp giden sportif portföyümüze açtığınız bu güzel ve naif pencere için sizlere ne söylense azdır kızlar…

Son tahlilde maçları ekrandan yorumlayan Sevgili Başak Koç…

‘Kafa, kas, kalp gücü ile sahada’ olan kızlarımızı en küçük ayrıntısına varıncaya kadar mükemmel bir şekilde sunumunu yaptığın için, seni de gönül köşemize yerleştiriyoruz, kabul buyurmanı dilerim.
Engin Aksöz / Bursa / Voleybolunadresi.com

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın