VoleybolunAdresi.com

Engin Aksöz, ” Ah be Anne Buijs!…”

Engin Aksöz, ” Ah be Anne Buijs!…”

Maçın belki de kırılma anıydı, o dakikaya kadar şahane oynayan ‘gökler hakimi’ Anne Buıjs’ın skor  32-33 iken üzerine gelen servisi manşetle karşılama yerine, parmaklarıyla pasörüne atma refleksi.

O pozisyonun kontrasını Duygu’nun organize edeceği hücumla sayıya çevirebilse, skor 33-33 olacaktı.

Voleybol tahmini en zor sporlardan.

Bir servisi kaçırır, ya da bir manşeti alamazsan sadece sayıyı değil, maçı da kaybedersin, böylesi durumlara çok sık rastlanıyor.

Kadro kalitesi kadar, oyuncunun fundemantali de öne çıkabiliyor bu sporda.

O sayıya kadar şahane oynuyordu Hollandalı smaçör, Duygu’nun yönlendirmesiyle gerçekleştirdiği hücumlarda bir iki ufak yol kazası dışında Fenerbahçe bloklarını azgın dalgaların sahile vurduğu şiddetle tokatlayıp, yıktı geçti.

Tutamadılar…

Yükselince fileyi beline alan Anne Buıjs gibi bir yıldız nasıl yaptı o yanlışı, düşündükçe içinden çıkamıyorum.

Belki de set gelecekti o manşeti karşılayabilse, set; skorun 2-1 olması dışında, sonrakileri kaybetsen de önemli bir 1 puanı cebe atmak demekti aynı zamanda. (Voleybolda 3-2 yenilen takıma 1 puan veriliyor.)

Fenerbahçe sakatlığı devam eden Brezilyalı Natalıa Pereıra’yı riske etmediği maçın 2. ve 4. setlerinde çok rahat oynayıp, maçı 3-1 kazandı.

Rakibine göre kadrosu kısıtlı Nilüfer Belediyesi ise Anne Buıjs’a eşlik edecek ikinci bir hücumcusunu fileye yükseltemedi.

Kısa boyuna karşın, dikey sıçrama yeteneği üst düzeyde atlet bir smaçör olan Birgül’ün omuzundaki sakatlığı nedeniyle oynamaması da önemli bir handikaptı takım için elbette.

Ceyda Aktaş’la Özgenur Yurtdagülen’in hücumda sınırlı kalması da etkili oldu skor üzerinde.

Fenerbahçe uzunların önde olduğu rallilerde köşelere çok iyi bloklar kurup, kolay sayıya izin vermedi.

2.02’lik yürüyen kule Rahimova’nın şok Galatasaray yenilgisinin üzerine kendini bulduğu bu maçla yeniden parkelere dönüş yapması, takımı adına önemli bir artıydı.

Köşelere atılan her pası blok tehdidi olmadan kolaylıkla sayıya çevirirken, arkadan yaptığı hücumlarıyla da skoru sırtladı.

Eski dost Jan de Brandt’ın geniş repertuvarlı kadrosunda kim girip, çıktıysa skora bir şekilde katkıda bulunması, maçın farkındalık yaratan detayıydı kuşkusuz.

Eda Erdem Dündar’ı da ortadan kurşun pasları değerlendirmenin yanı sıra, 2 numaradan yaptığı tek ayak üzeri hücumlarıyla da sürekli maçın içinde gördük.

Damla Çakıroğlu, Nur Dicle Babat, Polen Uslupehlivan’da yorulan arkadaşları kenarda dinlenirken, hücumda bir makine düzeninde çalışıp, skor zenginliği yarattılar.

Tayvanlı Nootsara Tomkom’sa bu ligin en kısa ama en kreatif pasörlerinden.

İnanılmaz bir parmak hassasiyeti var. Smaçörlerini kendi özelliklerine göre oynatmada ise çok usta.

Sanki cetvelle ölçüp biçerek pas atıyor. Kim ne şekilde istiyorsa onun arzusuna göre.

Nilüfer Belediyesi 25-23 kazandığı ilk sette manşetleri Duygu’ya iyi getirip, oyunu yönlendirmeye çalıştı. Duygu’da sezon başına göre olumlu yönde bir gelişme var. Ne var ki takımda hücumcuların kapasitesi sınırlı olunca, zorunlu olarak Buıjs üzerinden oynamaya zorunlu kalıyor. Bu onun kusuru değil, takımı kuranların sorunu.

Ana Carolina’yı ortadan biraz daha efektif değerlendirebilse; takımda ikinci spor opsiyonu için başka pozisyonları zorlamaya gerek kalmayacak.

Takımdaki kırılganlığın; mevcut kadro yapılanmasıyla önüne geçilebilmesi mümkün değil.

Bir set en güçlü rakibi sonuna kadar zorlayıp, kaybedince de yelkenleri suya indirmek voleybolun özüne ters.

Devamlı maçların içinde kalıp, istikrarı yakalayamazsanız Fenerbahçe benzeri sonuçları yaşamak kaçınılmaz olur.

Transfer bittiğine göre; Nilüfer’de bundan sonra da fazla bir değişiklik göremeyeceğiz demektir.

Sözün özü;

Anne Buijs iyi oynadığı sürece maç kazanabilir Nilüfer Belediyesi…

Gerisini tartışmaya gerek yok…

Bu arada;

Alper Erdoğuş’un yerine antenörlük görevine getirilen Alper Hamurcu’ya da başarılar dileriz…

Engin Aksöz / Bursa /

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir