VoleybolunAdresi.com

‘CEV Challenge Cup’ ikinci kez Bursa’da, sıra havaya kaldırmakta…

CEV Challenge Cup’ ikinci kez Bursa’da, sıra havaya kaldırmakta…

Kısacık mazisine sığdırdığı ikinci Avrupa Kupası finali bu Bursa BŞB Bayan Voleybol Takımı’nın…

Eczacıbaşı VitrA, Vakıfbank, Fenerbahçe, Galatasaray’la alıştığımız Avrupa Kupaları zaferine Anadolu’dan eklenecek yeni halka için geri sayım dün itibariyle başladı, 15 Nisan 2017 Cumartesi gününü; Bursa ve Türk voleybol tarihine ikinci milat olarak not düşmeye az kaldı.

2015’de Rus rakibi Uraloçka’yı Cengiz Göllü’de oynanan rövanş maçının altın setinde devirip, ilk kez CEV Challenge Bayanlar Cup’u havaya kaldıran Bursa’nın Sultanları yarın karşılaşacağı Yunan Olympiakos’u 3-1 ya da 3-0’la geçtiğinde ayni başarıyı bir kez daha yinelemiş olacak.

Pire Melina Mercouri Salonu’nda oynanan maça fanatik taraftarlarının desteğiyle başlayan Olympiakos’a karşı son derecede motive bir oyun sergileyen Bursa BŞB, rakibini ilk iki set adeta top göstermeden süpürünce; şok geçiren Yunan Temsilcisi’nin yeniden maça dönebilmesi 3. seti buldu.

İki ayaklı eleme ve final maçlarında deplasmanda elde edilen her setin önemi büyük olur.

Bursa BŞB’nin durumu 2-0 yaptıktan sonra eline geçirdiği psikolojik avantajla kaybetme lüksünü kullandığını söyleyebiliriz.

Sakatlık gibi telafisi zor şanssızlıklar yaşamama adına, savunmanın gardı da düşer, hücum performansı da bir tık aşağılara iner, bunu önlemek isteseniz de önüne geçemezsiniz.

Tribün desteğini en başından arkasına alıp, başlangıcı kötü yapan Olympiakos’un sonradan kendini toparlanmasında; Bursa BŞB’nin ayağı frene basılı oyunu da etkili oldu.

Sonuç itibariyle 3-2’lik yenilgi; zor koşullarda oynanan bir deplasman maçı için telafisi olacak bir skor; şimdi koz Bursa BŞB’nin elinde.

Önemli olan yarın ki maçta; Melina Mercouri Salonu’nun atmosferini Cengiz Göllü’de yaşatabilmek

Dün itibariyle etkili bir tribün gücü oluşturma adına kulüp yönetiminin gerekli çalışmalara başladığını tahmin ediyorum.

En önemlisi;

Seyirci ile taraftar arasındaki ince nüans farkı; bir şekilde kaça geleceklere iyi anlatılmalı… 

Hiç susmadan verilecek desteğin yanı sıra, rakip servis atarken yoğun ıslıklama seanslarıyla motivasyonlarını bozma çabası da skor adına çok önemli…

Salon kültüründen uzaklaşmadan yapılacak tezahüratlarda aşağıda sıralayacağım faktörlerse bu maçın olmazsa olmazı.

Rakibin Yunanlı olmasına bakarak; milliyetçi duyguları galeyana getirecek ırkçılık içeren söz ve eylemlerden mutlaka kaçınılmalı.

Parkeye atılacak gerekli gereksiz her yabancı madde; sadece rakibin ekmeğine yağ sürer. Duracak oyunda yapılacak olası anonsların, bizim kızları moral ve psikolojik bağlamında olumsuz etkileyeceği akıldan uzak tutulmamalı.

Herhalde Teksas Grubu’ da, adı Bursaspor olmasa da; Bursa BŞB’yi bu şehrin spordaki en önemli marka değerlerinden birisi olarak kabul edip, tribünde yerini alacaktır…

Cumartesi saat 16.00’da oynanacak rövanş için her şey bizim lehimize.

Tribünler soğukkanlılığı korur, sahanın içindekiler de ne yapılması gerektiğini bilerek oynarlarsa; CEV Challenge Cup’la atılacak ikinci şampiyonluk turuna tanıklık etmek büyük keyif olacaktır.

                                      Ne maçtı ama…

Bayanlar voleybolunda şampiyonlukları uzun yıllar aralarında paylaşan Vakıfbank’la, Eczacıbaşı VitrA’nın yıllar sonra finale çıkamaması, kuşkusuz filede yılın sürprizi oldu.

Galatasaray bu yılın CEV Şampiyonlar Ligi final-four’unda favori kabul edilen Vakıfbank’ı 3-0 ve 2-3 ile finalin dışına iterken; Fenerbahçe’nin de tie-break setinde 14-10 geriden gelip 16-14’le önce seti, sonra maçı kazanıp Galatasaray’ın rakibi olması; bir daha kolay kolay rastlanamayacak bir sonuç.

Eczacıbaşı VitrA maçını tie-break setinde 14-10 geriden gelip, Eda Erdem’in şahane blok performansıyla çeviren Fenerbahçe’de maç sonu coşkusu resmen tavan yaptı. Rakibin her yerden top öldüren Pegasus’u Sırp smaçörü Tijana Boskoviç’i üst üste 3 kez bloklayan Eda Erdem Dündar’ın yanı sıra, takımın en önemli skor opsiyonu Güney Koreli Kim’de üzerindeki ölü toprağını silkeleyip vizyona çıkınca; sezonu çifte kupayla kapatmayı düşünen Eczacıbaşı VitrA’da maç bitiminde kim varsa parkenin ortasına çöküp, kalıverdi.

İki İtalyan coach’un kapışması; gazetecilere de iyi birer malzeme oldu.

VitrA cephesinde Massimo Barbolini oturduğu koltuktan uzun süre ayağa kalkamazken, Fenerbahçeli Marcello Abbondanza’nın annesine mızıkçılık yapmak isteyen bir çocuk gibi ayaklarını havaya uzatarak tepinmesi; tek kelimeyle yarışmalık görüntülerdi. Vakıfbank’la Eczacıbaşı VitrA’nın devasa bütçeleriyle yaşadıkları büyük hüsran; sporda her şeyin para demek olmadığının en güzel örneği.

Mütevazi kadrolu Galatasaray’ın geldiği nokta için ‘tarihi başarıdeğerlendirmesi absürt kaçmaz. Bu yıl voleybol şubelerinin bütçesini iyice kısan Fenerbahçe ise takım olmanın gereklerini yerine getirince; çok para harcadığı sezonlara inat, ezeli rakibi Galatasaray’la final oynamaya hak kazandı.

 

 

You must be logged in to post a comment Login

Yorum Yazın